Çin Yeni Yılı Bahar Bayramı

 

Her yeni bir yılın gelişi, değişik ülkelerde kendi gelenekleri doğrultusunda neşe ile kutlanır. Çin geleneklerine göre başlangıç anlamına gelen "元日- yuan rı" veya "元 - yuan", Ay takviminin 1. ayın 1. günü kutlanır. Halk arasında bu bayrama "年初一 - nian chu yi - senenin ilk günü" veya kısaca "春节 - chun jie - Bahar Bayramı" denir. Çinlilerin Bahar Bayramını nasıl kutlamaya başladıklarına dair bir kaç efsane ve hikaye vardır.

En çok inanılan efsaneye göre çok ama çok eski zamanlarda "年 - Nian" adında bir kötü yaratık varmış; her sene kış mevsimi geldiğinde insanoğluna zarar verirmiş. İnsanoğlu da bu kötü yaratıktan kendilerini korumak ve onu korkutmak için bambu kamışlarını yakarlarmış. Bambunun yanarken çıkardığı çatırtılar günümüz havai fişeğin bir yerde ilk halidir. Bu çatırtılardan korktuğu için "Nian" halka zarar veremezmiş. Kış mevsiminin sona ermesi ile bahar mevsimi bütün güzelliği ile ortaya çıkarmış. O zamandan beri halkın inanışına göre, eğer bir bahar mevsimi ne kadar güzel başlarsa bütün senenin o güzellikte geçeceğine inanılır. Bu yüzden Bahar Bayramının güzel geçmesi adına halk her sene evini baştan aşağıya temizler , dış kapının iki yanına Çin hat sanatı ile dizelerin yazıldığı iki uzun kağıt şerit yapıştırılır. En güzel kıyafetlerini giyen halk, akraba ve dostları ile beraber bir araya gelir karşılıklı bayramlarını kutlarlar. Buna yeni yıl kutlaması adı verilir. Yeni yılın ilk günü, insanlar birbirlerini gördükleri yerde, ağızlarından çıkan ilk cümle Bahar Bayram kutlamasıdır. Havai fişekler, ejderha fener dansı ve aslan dansı bu kutlamaların bir devamıdır. Hemen her evde şans getirdiğine inanılan nişastası yoğun bir tür pirinç unundan yapılmış Yeni yıl pastası ve değişik iç malzemelerin kullanıldığı Çin mantısı vazgeçilmez yeni yıl yiyecekleri arasında yer alır. Aşağı yukarı 4000 yıl önce Batı Zhou hanedanı döneminde Bahar Bayramı kutlamaları yapıldığı biliniyor. Han Hanedanı döneminde o dönemin ünlü tarihi olaylarını kayıt ederek bu geleneği başlatan Sima qian "太处历 - Tai Cu" denilen bir takvim keşfetmişti. Bu takvim dönemin imparatoru Wu Di zamanında başlatıldı. Bu takvime göre Bahar Bayramı Ay takviminin 1. ayın 1. günü olarak kabul edildi ve o zamandan beri bu kutlamalar bu şekilde devam etti.

Bahar Bayramı geldiğinde dış kapının iki tarafına yapıştırılan kağıt şeritlerin üzerinde yazılmış Çin kaligrafisine halk kendi arasında "Şeftali ağacın nazarı kötü ruhlara karşı" diye adlandırılır.. Efsaneye göre doğası güzel bir dağda Shennai ve Yulei adında iki erkek kardeş yaşarmış. Bu becerikli ve cesur iki erkek kardeş şeftali ağaçların çok olduğu bir ortamda büyümüşler ve her zaman haksızlığa karşı gelip canavarlara karşı savaşırlarmış. Bu kardeşlerin yaşadığı yerde ki şeftali ağaçların gölgesi bile bu canavarların korkmasına neden oluyormuş. İki kardeş öldükten sonra gök katında tanrı payesine yükseltilmişler.Böylece halk şeftali ağacından kesilmiş tahtalara onların isimlerini yazarak veya onların temsili resimlerini çizerek dış kapılarının iki yanına Çin Yeni Yıl arifesinde asarak kötülüklerin uzaklaşacağına ve yılın geri kalanın kendilerine huzur ve mutluluk getireceğine inanır olmuşlar.

Çin'de eski zamanlardan beri Bahar Bayramı ile başlayan kutlamalar Ay takviminin 1. ayının 15. gününe rastlayan "元宵 - Yuan Xiao Bayramı" ile devam eder. Bu bayram ile ilgili bazı hikayeler vardır. Han Hanedanı İmparatoru Wu Di zamanında sarayında adı "Yuan Xiao" olan son derece akıllı, güzel ve iyikalpli bir hizmetçi yaşarmış.Bütün yıl boyunca ev özlemi içinde sarayda kapalı kalmaktan üzüntüsünden hastalanmış. Her nasılsa onun bu durumu adı Dong fang Shuo olan bir bakanın dikkatini çekmiş. Yuanxiao'un uydurduğu bir hikaye sayesinde Dong fang Shuo'nun da yardımı ile anne babasını görme hakkını elde etmiş. Dong fang Shuo İmparator Wu Di'ye "Göğün Ulu Tanrısı , Ateş Tanrısına Ay takviminin 1. ayın 16. günü Changan şehrinin yakılması emrini verdi. Göğün Ulu Tanrısını mutlu etmenin tek yolu, alev alev yanan bir manzaradır. Bunun için sizde dahil bütün saray halkı fenerlerimizi yakıp dışarı çıkarsak onu mutlu ederiz. Ateş Tanrısının çok sevdiği tatlıyı da sarayınızın hizmetkarı Yuan xiao tarafından hazırlanıp yine onun tarafından sunulursa, Ateş Tanrsı şehrimizi yakmaktan vazgeçer!.." demiş, İmparator Wu Di de bu hikayeye inanmış ve bütün gece kendisi ve halkı ile beraber fenerlerini yakarak, havai fişekleri patlatarak geceyi dışarda geçirmişler. O gece şehir yanmayınca imparator şehrinin yanmaktan kurtardığına inanmış. Yuan Xiao 'da onların saray dışında olduklarını fırsat bilip anne babasını ziyarete gitmiş. Ondan sonra ki sene İmparator Wu Di yine Ay takvimine göre o gün gelince, kırmızı renkte ki fenerlerin yakılıp asılarak havai fişeklerin patlatılmasının yine Yuan Xiao tarafından yapılmış tatlının göğün ulu tanrısına sunulma emrini vermiş. Daha sonraları bu gelenek haline gelerek her yıl tekrarlanmaya başlanmış. Bu bayrama Çinliler aynı zamanda "灯节 - Deng Jıe - Fener Bayramı"da derler.Daha eski zamanlarda bu bayrama "伤元节 - Shang yuan jie" denilirdi. her sene Çin'de bu bayram geldiğinde geceleyin dolunayın ışığı altında, aileleri de bir araya getiren ve bunun bir sembolü olarak kabul edilen değişik iç malzemelerden yapılmış tatlılarını yıyerek kutlarlar.

Her gelen yeni bir sene insanlar için yeni bir umut ve mutluluk demektir.

 

E-Bülten Aboneliği